Tılsım nedir ve nereden gelir

       Tılsımın en güçlü ve efsanevi örneği, giyeni yalnızca hastalıktan değil, öldürücü silahlardan da koruyan tılsımlı gömlektir (bunun bir yolu da “şerbet” lenmektir). Yavuz Sultan Selim’e ait olduğu kabul edilen böyle bir gömlek Edirne Selimiye Camii Kütüphanesi’nden Balkan Savaşı sırasında çalınmış, hükümet tarafından 500 altına satın alınarak Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ne konulmuştur. Evliya Çelebi İstanbul’un yirmi yedi yerinde şehir halkını bela ve felaketlerden koruyan tılsım bulunduğunu yazar. Örneğin, Çatladıkapı’daki tılsım Güngörmez Sarayı’nın güneyinde olduğu rivayet edilen deve karşı, Beyazıt Hamarnı’nda direklerde bulunan tılsım vebaya karşıdır. “Feylekos hakimin inşa ettiği ” karasinek suretinde tılsım sayesinde “İslambol içre asla sinek gezmez” ve Eflatun -i ilahi’nin tılsımı sayesinde de asla sivrisinek girmek ihtimali yoktur. Defineciler de hazinelerin tılsımla korunduğuna inanırlar.

     Büyülü güç taşıdığına inanılan nesne, daha fazla söz, büyü formülü anlamına gelen tılsımın Yunanca “telesma ” veya Arapça “tilmiz” sözcüğünden geldiği ileri sürülmektedir. Arapça “tilmiz” sözcüğü çırak anlamındayken tılsımın Arapçası “tılsım”, çoğul u “telisim” veya “tılısmat”tır. Ancak İngilizce ve Fransızcada tılsım anlamına gelen “talisman” sözcüğü Arapça “tilmiz”den gelir. 1500’lerde “talisman” sözcüğü molla, danişmendin karşılığı olarak kullanılır ve tilmizin çoğul biçimi telarnizden kaynaklanmaktadır. Ortaçağdan sonra Müslüman mollalarıyla ilgilenmeyen Batı dillerinde sözcük tılsım anlamında yerleşmiş, 1700’lere gelindiğinde “talismanique”, “talismanic” sözcükleri tılsımlı anlamında türetilmiştir. Budizm’deki kutsal sözlerde olduğu gibi İslam’da da Kuran ayetleri aşkın nitelik taşırlar ve duadan farklı olarak okunmaları ibadet yerine geçer.

       Tılsım inancının ne kadar güçlü olduğu, bugün anlam değiştirmiş olsa da yaşayan aşağıdaki tılsım formüllerinin eskiliğinden anlaşılacaktır:

Abrakadabra: İbranice “ab” baba, “ben” oğul, “Ruak Akadaş” Kutsal Ruh anlamına geldiği veya Gnostik Hıristiyan tarikatlarca Yunanca Tanrı anlamında kullanılan ve tılsımlı taşa yazılan “abrasaks” sözcüğünden kaynaklandığı söylenir. Sıtma, diş ağrısı ve ateşli hastalıklara karşı kullanılmıştır. İS 2. yüzyılda Basilide tarikatından Sereneius Sammonicus’un yazdığı tıp kitabında da kayda geçmiştir. Her satırda sondan bir harf eksilterek her yönden okunabilecek tarzda üçgen biçiminde yazılıp vefklere benzer biçimde muska olarak boyna asılır. Batı dillerinde gizli dernekleri anlatmak için alaycılıkla kullanılırken, bizde illüzyonistlerin sözcüğüdür.

Altın Nasıl Oluşur ?

Hokus pokus: 17. yüzyılda Larineeye benzetilerek üretilen “hocus pocus tutus talontus, vade celerita jubes ” kalıbının, “Hoc est Corpus “a benzetilecek üretildiği anlaşılmaktadır. Aldatma, el çabukluğu anlamında kullanılır.

Simsalabim: Avrupa dillerinde kullanılır, Arapça “İftah ya simsim” yani “Açıl susam açıl ” dan geldiği ileri sürülmektedir.

Destur: İzin, müsaade, ruhsat anlamlarında “dışarı şerri”yi durdurmak için kullanılan sözcüğün kökeni Zerdüşt dininin ruhani başkanına verilen addan gelir ve bir anlamı da kanun, töredir. Bazı işleri destursuz yapmak, bazı yerlere destursuz girmek tekin değildir. Örneğin sokağa kirli su dökülürken Süleyman Peygamber’in cinlerle yaptığı “senin adını anana dokunmayacağız” (yani seni peygamber kabul ederek adını zikredenlere zarar vermeyeceğiz) sözleşmesini hatırlatmak için “destur ya alid-i Süleyman” denir.