Tavşan ayağı nerede kullanılır

       Tavşanın kulakları eşek kulağı, burnu fare burnu, kuyruğu do­muz kuyruğu, bacakları, kedi bacağı, ayakları, köpek ayağı, bıyıkları, kedi bıyığı, hepsi yenmesi yasak hayvan parçalarıdır. İnsanlar ve çoğu hayvanlar gözleri kapalı doğarken, tavşanlar gözü açık doğar. Keltlere göre tavşan, zamanının çoğunu yeraltında geçirir, çünkü öteki tarafla gizli bağları vardır ve insanlardan saklanan bilgilere sa­hiptir. Gerçekte burada bilgi karışıklığı vardır. Yeraltında yuva ya­panlar tavşan, gözleri açık doğanlar yabani tavşandır.

       Batı Avrupa’da İÖ 600 yılından itibaren tavşan ayağının amulet olarak kullanıldığı saptanmıştır. Eskiden tavşanın her parçası, kulağı,kuyruğu, ayağı, kurutulmuş iç organları uğur için taşınırdı. Fakat yeğlenen parçası ayağıydı. Folklor uzmanları tavşan ayağının kadının ve tarlaların verimliliğini sağlayan fallik simge olduğunu ileri sürerler. Öte yandan Avrupa ortaçağ tıbbında tavşan melankolik hayvandır, iyileşmek için yabani hindiba yer, etini yiyene hastalık bulaştırır; tav­şanların yılda bir cinsiyet değiştirdiği inancı da yenmelerini engelleyi­ci bir nitelik sayılmıştır. Eski Çin inanışına göre, erkek tavşan yoktur ve dişi tavşan bitki filizlerini yalayarak hamile kalır, yavrusunu tükü­rerek doğurur. Alevi inancına göre de Muaviye zaman zaman kadın gibi aybaşı olur ve tavşan doğurur (yumuşatılmış bir yoruma göre er­keğin kibir ve kini, hayız görmesi demektir). Yine bu inançta, Yezit’in ruhu tavşanın vücuduna girmiştir; dolayısıyla kötü niyetli kişiler tav­şan formunda yeniden dirilebilirler. Tavşanın aybaşı gördüğüne de ina­nılır; çünkü tavşan, Havva’nın Adem’le kimin cinselliği tükendi diye tartışması üzerine, her birinin ‘nefs’lerini birer küpe üflemelerinden sonra Havva’nın küpünden çıkmıştır, Havva’nın çocuğudur. Tavşanın pişirildiğinde eti kalmadığı ve sadece kan olduğu, bu nedenle de ye­nilmesinin doğru olmadığı inancı da bununla ilintilidir. Tavşan Alevi­lerce, Ali’nin atı Düldül’ü ürküttüğü, Kerbela’da Hüseyin’in yerini düşmaniara gösterdiği için de lanetlenir. Musevilik tavşan etini yasak­ladığı gibi, Sünni fıkıh bilginleri arasında da tavşan etinin helal olup olmadığı geçmişte tartışma konusu olmuştu.

       Tavşanla ilgili inançların, bu hayvanın On İki Hayvanlı Takvim’de yer alması, geyikle eş tutulması, bazı kabilelerde ve Satuk Buğra Han efsanesinde kılavuzluk rolü üstlenmesi ve şamanlar için de posta ara­cı olarak kullanılması örneklerine bakılarak arkaik bir totem-tabu­nun devamı olduğunu çıkartabiliriz. Tavşan sözcüğü belki bugünkü “davranmak” sözcüğüyle akraba olan “tab/tav” kökünden “çok tab­an” anlamında Eski Türkçe “tabışgan”dan gelmektedir. Altay dille rinde ve Çağataycada bunun yerine “koyan, kovon” sözcüklerinin bulunması, tavşanın ve adının tabu olduğu görüşünü destekleyebile­cek bir araştırma konusudur. Sibirya kavimlerinde, Kafkasya’da tav­şanın kuyruk, kulak, deri ve kafatasları çatılara, beşiklere, duvar ve tarlalara koruyucu özelliği nedeniyle asılmaktadır. Sibirya’dan Kaf­ kaslara, Slavlardan ve özellikle İrlanda ve Galler’den Orta Avrupa’ya kadar uzanan arkaik bir tabakada, tavşanın ay, soğuk, doğurganlık, kan, cinsiyet değişimi ve aybaşıyla ilişkilendirilmesi, tavşanın saygın ve tekinsiz olarak değerlendirildiğini gösterir.

Tavşan Kendi Dışkısını Neden Yer?

       Anadolu’da Sünnilerin de paylaştığı bir inanç, yolcunun önüne tavşan çıkmasının uğursuzluk sayılmasıdır; Avrupa inancına göre tav­şanlar biçim değiştirmiş büyücülerdir, yani büyücüler kendilerini tav­şana dönüştürmüşlerdir. Ama “Tavşan kimine uğurlu, kimine uğur­suz” deyişinde, tavşan için Hz. Ali’nin kedisidir de denir.

       Tavşan ayağı mangal, soba döneminde kül temizlemek, zanaatkar­ larca toz süpürmek için kullanılırdı, amulet niteliği de vardı. Tavşana niyet çektirenler de bu tutumuna göre değişecektir. Tavşan ayağının amulet olarak kullanımı Birinci ve İkinci Dünya savaşlarıyla Batı dün­ yasında tekrar canlanmıştır.