Soğuk havada çamaşırlar nasıl kuruyor?

Geleneksel yöntemde çamaşırlar güneşli havada iplere serilerek kurutulur. İnsanlarda çamaşırları sanki güneş kurutuyormuş gibi, tamamen yanlış olmasa da eksik bir inanış vardır. Islak çamaşırlar dışarıda, soğuk güneşsiz havalarda da kuruyabildikleri gibi, bazen güneşli havalarda bile kurumaları hayli zor olur. Çamaşırların kurumasında önemli etken, havanın o an için çamaşırdaki nemin ne kadarını kendi içine alabilecek durumda olduğudur.

Hava için kullanılan nemlilik ifadesi havada bulunan su buharı anlamındadır. Bu miktar havanın sıcaklığı ile orantılıdır. Hava ısındıkça içine alabileceği su buharı, yani nem miktarı artar, soğudukça azalır. Örneğin sıfır derecedeki havanın her 1 kilogramı 3,8 gram su tutabilirken, 10 derecede iki misli, 30 derecede ise 8 misli fazla su tutar. Ancak havanın bulunduğu sıcaklık derecesine göre içine alabileceği nemin de bir sınırı vardır. “Doygunluk Noktası” denilen bu sınıra ulaşınca hava artık ne dışarıdan nem alabilir, ne de üzerindeki nemi taşıyabilir; bu su, yerde çiğ veya havada sis olarak şekillenir.

sıcak_soguk_hava

Havadaki su buharının ölçüsü bağıl (nispi) nemdir. Bağıl nem belli sıcaklıktaki bir hava kütlesinde bulunan su buharı miktarının, o sıcaklıktaki hava kütlesinin alabileceği en yüksek su buharı miktarına olan oranına denir. Yüzde olarak ifade edilen değer ne kadar yüksekse hava artık doyuyor, içine daha fazla nem alamayacak duruma geliyor demektir. Yani bağıl nem oram havada ne kadar çok nem olduğunu değil, havanın nem alma kapasitesinin ne durumda olduğunu, yer kalıp kalmadığım gösterir.

Bağıl nem ifadesine hava raporlarında çok rastlanır, çünkü bu oran neme karşı hassas olan insanın kendini rahat hissetmesiyle doğrudan ilgilidir. Sıcak havada beden, normal ısısını muhafaza edebilmek ve soğutma yapabilmek için terler. Eğer havadaki bağıl nem oram yüzde 100 ise hava bu nemi içine alamaz, başka bir deyişle ter buharlaşıp havaya karışamaz. Bu nedenle bağıl nem oranının yüksek olduğu havayı biz asıl sıcaklığından daha sıcakmış gibi hissederiz.

Eğer bağıl nem oranı düşükse terimiz kolayca buharlaşıp derimizi serinletebildiği için de havayı normal sıcaklığından daha serinmiş gibi hissederiz. Örneğin hava sıcaklığı 24 derece ve bağıl nem sıfır ise bedenimiz 21 dereceymiş gibi hisseder. Eğer aynı sıcaklıkta, 24 derecede bağıl nem yüzde 100 ise bu sefer 27 dereceymiş gibi hissederiz. İnsanın kendini en rahat hissettiği bağıl nem oranı yüzde 45’dir. Yüzde 30’un altında ağız ve burun kurumaları başlar.

Buharlaşmanın en fazla olduğu devre bağıl nemin düşük, sıcaklığın fazla olduğu yaz aylarıdır. Bu aylarda ipe serilen nemli çamaşırlardaki su rahatlıkla havaya kanşabildiğinden çamaşır çabuk kurur. Kışın soğuk aylarında havadaki bağıl nem yükselir, kuruma işlemi yavaşlar ama bağıl nem yüzde 100’ü bulmadıkça, sıfır derecedeki havada bile, yavaş da olsa kuruma gerçekleşir. Yani hava istediği kadar soğuk olsun, su tutma kapasitesi olduğu sürece çamaşırlar kurur. Bağıl nemin yüksek olduğu yerlerde ise yazın ortasında bile çamaşırlar zor kurur.