Sarımsak tansiyonu nasıl düşürüyor?

Kalbi bir su pompası, damarları da o pompanın bastığı suyun dolaştığı boru devreleri gibi düşünürsek, büyük tansiyon pompanın çıkışındaki su basıncını, küçük tansiyon da dönüş devresindeki su basıncını gösterir. Birçok insanın farkında bile olmadan yaşadığı tansiyon yüksekliği (hipertansiyon) denilen yaygın problemde, kan sisteme daha hızlı ve kuvvetli pompalanır, dolayısıyla damarlardaki basıncı da yüksektir.

140/90 mm Hg’nin üzerindeki kan basıncı yüksek tansiyon kabul edilir ve 240/120 mm Hg’nin üstüne çıkmadıkça genellikle bir belirti vermez. Devamlı yüksek kan basıncı eninde sonunda damarlarda ve kalpte hasarlara yol açar.

Doktorlar yüksek tansiyonu “esas” ve “ikincil” olarak ikiye ayırıyor. İkincil hipertansiyonda yüksek kan basıncı, böbrek hastalığı gibi bilinen bir sebepten oluşurken, “esansiyel” de denilen esas hipertansiyonda ortada belirgin hiç bir sebep yoktur, ancak yaşam şekli, sigara içme, aşırı doymuş yağlı yemekler ve stres sebep olabilir. Bu nedenle diyet, egzersiz, kilo verme, kötü kolesterol seviyesini düşürme, tuzu azaltma, kafeinden kaçınma ve stresten uzak kalma kan basıncım düşürmekte yardımcı olabilir. Tabii tüm bunların ve doktor kontrolünde ilaç almanın yanında bir de sarımsak efsanesi var.

Sarımsak, tarihin ilk çağlarından itibaren, yemeklere verdiği tadın keşfedilmesinden çok daha önce ilaç olarak kullanılıyordu. İnsanlar, ne sebepten olursa olsun, hastalandıkça sarımsak ile tedavi olmaya çalışmış, deri hastalıklarından tümörlere, eklem iltihaplarından vebaya kadar tüm hastalıklarda binlerce yıldır sarımsakta şifa aramıştır. Son zamanlarda özellikle salgın hastalıklarla ilgili yapılan çalışmalarda sarımsağın vücudun savunma mekanizmasını takviye ettiği saptanmış, bunun yanında kolesterol ve kan basıncını düşürücü özellikleri de dikkat çekmiştir.

Sarımsağı bu derece faydalı ve önemli yapan içindeki yüzden fazla biyolojik olarak faydalı kimyasaldır. Bunların en önemlilerinin “alliin”, “alliinase”, “allicin” gibi tuhaf isimleri vardır. Sa-rımsağın kaslar üzerindeki gevşetici etkisi, damar içindeki pıhtılaşmayı engelleyerek damar tıkanıklıklarını önleyici, kan şekerini dengeleyici, kolesterolü düşürücü, kanı inceltici ve bunlara bağlı olarak tansiyonu düşürücü etkileri, içindeki “allicin”den kaynaklanır.

Sarımsaktaki “allicin”in bu mucizevi etkileri ve tansiyonu düşürdüğüne olan halk arasındaki inanç zamanla o kadar yaygınlaştı ki yüksek tansiyonu tıbbi yollarla tedavi etmek neredeyse imkansız hale geldi. Bilinçsiz ve eğitimsiz hastalar ilaçları ve tedaviyi bırakıp sarımsağa yöneldi. Birçoğunun içinde “allicin” dahi bulunmayan ve reçetesiz satılan sarımsak haplarım üçer-beşer almaya başladılar.

Sarımsağın tansiyona etkileri konusunda yapılan çalışma ve deneylerin çoğu, yüksek tansiyondan şikâyet edenlere belirli bir süre sarımsak yedirtip tansiyon değerlerini kayda almak şeklinde yapılmıştır. Hemen hemen tüm deneylerde sarımsağın (allicinden dolayı) tansiyonu bir miktar düşürdüğü saptanmasına rağmen yine de bu deneyler ve sonuçlan klinik çalışma ve metot olarak bilimsel açıdan hâlâ yeterli kabul edilmiyor.

Hatta bazı akademisyenler, tıpta neredeyse alternatif bir tedavi yöntemi haline gelen ve tansiyon iniş çıkışlarında tedavi amaçlı kullanılan sarımsak, tuzlu ayran ve limon suyu alışkanlıklarının hiçbir bilimsel dayanağının olmadığını, sadece “plasebo” etkisi yarattığını iddia ediyor. Bilindiği gibi “plasebo” boş ilaç demektir ve hastalar ilaç zannettikleri için aldıklarında psikolojik olarak rahatlama hisseder.

Şüphesiz sarımsağın faydalarını tümden yok saymak biraz haksızlık olur. Hastalar sarımsak kullanabilir ama tedavilerini de aksatmamaları gerekir. Bu arada yaşam düzeni denilen sigara, alkol, tuz gibi alışkanlıklarını da terk etmeyi ihmal etmemelidirler. Sarımsak ve ürünlerinin kullanımının da muhakkak bir uzman nezaretinde yapılması tavsiye ediliyor çünkü sarımsak kanı incelttiğinden, örneğin ameliyat öncesi ve sonrası yenmesi hayati tehlike bile yaratabiliyor.