Şapka çıkarmak nereden gelir ?

       Selamla şapka arasındaki ilişki, Asur dönemine kadar gider. Asur­lularda esirlerin yeni fatihlerine saygılarını soyunarak göstermesi ge­rekmekteydi. Eski Yunanlarda da yeni kölelerin bellerinden yukarıla­rını soymaları gerekiyordu. Başın açık olmasının teslimiyet anlamına gelmesi o kadar yaygınlaşmıştı ki, dinsel bir anlam içererek Tanrı kar­şısında duruşu da etkiledi. Yahudi geleneğinde erkeklerin Tanrı huzuruna başı açık çıkmaları hoş görülmeyip saça küçük takkeler iliştiri­lirken, Hristiyan geleneğinde erkeğin başı örtülü, kadının başı örtüsüz dua etmesinin insanı küçük düşüreceği inancı kurumsallaştı. Ortaçağ Avrupa’sında serfin lorda itaat ve bağlılığını be­lirtme yolu başını açmasıydı. Hristiyanlığın benimsediği baş açma usulü, kiliselere başı açık girme kuralının konmasını gerektirdi. İnsan­lar, saygı ifadesi olarak şapkalarını çıkarmaya başladılar. Selamlaşma­ da büyüğün küçüğü görmesi gerekirken, küçük büyüğe şapka çıkarı­yordu. Zamanla şapkanın çıkarılması yerine hafifçe kaldırılması ve nihayet elle kaldırılacakmış gibi tutulması ve sonunda şapkaya doku­nulması selam ifade eder oldu.

       Şapka kanunu kabul edildiğinde şapkayla nasıl selamlaşılacağı da tartışılmıştı. Cambridge Üniversitesi’nde Türkçe hocalığı yapmış olan Halil Halit Bey İngiliz usulü, şapka çıkarmadan el başa götürülerek selamlaşmanın kabul edilmesini önermişti. Ama Alman usulü şapka­yı çıkarma ve eğilme biçimi benimsendi. Yine bu biçime bağlı olarak, bir büyük karşısında şapka çıkarıldıktan sonra, o zat şapkasını başı­na koyduktan sonra da, Adnan Adıvar’ın deyişiyle “huzurunuzda ba­şımı açar, ağzımı kaparım ve belki de bir nezle kaparım,” anlamını vermek için, başı açık durmak kuralı benimsendi.

Neden Bazı İnsanlar Mutlu Olunca Ağlarlar?

       Üzüntüde başlığın yere çalınması, sevinçte havaya atılması Eski Dünya’nın paylaşılan duygu ifadelerinden olduğu gibi, külalı kap­ mak, külalı etmek deyimleri de başlıkla mevki arasındaki ilişkiyi or­ taya koyar. Başlığın yerinde durması yerini ve kendini bilmenin sonu­ cu olduğundan, Osmanlılarda başlığın, son dönemde fesin, şapkanın tersine, kapalı yerlerde de çıkartılması ayıptı. Akraba ortamında bile büyüklerio yanında fes çıkarmak görgüsüzlüktü. Statü belirleyen gi­ yimin kategorilerinden biri başıbozuk olduğuna göre, başlığı çıkar­ mak da belirli yerlerde mümkün olabilirdi. Bugün de resmi devlet teş­ rifatında, kadın, cenaze, bayrak görüldüğünde şapkalı ve şapkasızia­ rıo nasıl davranacağı bilinmesi gereken kurallar arasındadır.