“Okey” (OK) kelimesinin kökeni nedir?

Amerikan kökenli olup da dünyada en çok kullanılan şey nedir diye sorulsa çoğunluğun akıma ya kolalı içecekler ya da hamburger türü yiyecekler gelir, halbuki sorunun doğru cevabı, kısaca “OK” diye yazılan “okey” kelimesidir. “Okey” anlam olarak onayı, rızayı, kabulü, teslimi, itirafı, teşekkürü, doğruluğu, tatmini, yeterli olmayı, durdurmayı ve söyleniş şekline, zamanına, ortamına, yüz mimiklerine ve vücut hareketlerine bağlı olarak daha birçok şeyi ifade eder.

“Okey” kelimesinden daha uluslararası olan bir kelime yoktur, Argo bir kelimeymiş gibi görünür ama en üst düzeydeki yazışmalarda bile yer alabilir. Hemen hemen her dilde kullanılır. Birçok kişi bu kelimeyi kullananları Amerikan özentiliği ile suçlar ama kelimenin Amerika ile ilişkisi bile şüphelidir. Daha doğrusu kökeni bu kadar bilinmezliklerle dolu başka bir uluslararası kelime daha bulmak mümkün değildir.

Dilbilimciler “okey”in kökenine ulaşabilmek için yıllarca çok ciddi çalışmalar yaptı, çok çeşitli, renkli, eğlenceli ama doğruluğu ispatlanamayan teoriler geliştirdiler. “Okey”in tarihte ilk nerede ortaya çıktığı kesin olarak hala bilinmiyor ama yazılı basında ilk görünüşünün 1839 yılında ABD’nin, “Boston Morning Post” gazetesinde olduğu tarihin kayıtlarına geçmiş. Zamanın gazete yazarlarında günümüz internet yazışmalarına benzer bir kısaltma modası varmış. “Okey” kelimesi “ali correct” (hepsi doğru) ifadesinin bilerek yanlış şekilde “oll korrect” olarak yazılması ve “ok” şeklinde kısaltılmasıyla oluşmuş.

Bir sene sonra yani 1840’da ABD’de Martin Van Buren başkanlığa aday olmuş. New York, Kinderhook’lu olması nedeniyle lakabı “Old Kinderhook” olan Van Buren’in taraftarları seçim gezilerinde bu lakabın baş harflerini kullanarak “Ok” (okey) diye tezahürat yapmışlar, kendilerini de “Ok kulübü” diye adlandırmışlar. Seçim kazanıldıktan sonra “okey” artık tüm ülkede tanınır olmuş ama Van Buren’in karşıtları da boş durmamışlar, “o” ve “k” harfleri ile başlayan parasız, kredisiz, giysisiz gibi olumsuz anlamlara gelen bir çok kelime türetmişler. Ne var ki tüm bu çabalar “okey” kelimesini daha da meşhur etmekten başka işe yaramamış.

“Okey”in ortaya çıkışı ile ilgili bu hikâye çok popüler oldu ama her kelimede muhakkak etimolojik bir geçmiş arayan dilbilimcileri pek tatmin etmedi. Zamanla “okey” kelimesinin kökenini Kızılderililerle, günlük çalışma hayatıyla, askerlikle, denizcilikle veya başka lisanlarla ilişkilendiren sayısız teori geliştirildi.

Kızılderililerle ilgili en bilinen teori Alabama Üniversitesinden İngiliz Profesör W.S. Wyman’ın “okey”in Choctaw kabilesi dilindeki “öyledir” anlamındaki “okeh”den geldiğini ileri sürdüğü 1895 tarihli tezdir. Gerçi sonradan “okey” kelimesinin Iowa yerlilerinin büyük şefi “Old Keokuk”un isminin baş harfleri ile ilgili olduğu da öne sürüldü ama birinci tez daha çok kabul gördü. Başkan Wilson “OK”yi onaylama paraflarında kullandı. Sonuçta bu hikâye tüm dünyada olmasa bile Kızılderili kültüründe geniş ilgiyle karşılandı ve kabul gördü.

“Okey”in kökenini bulmak için yarışan teoriler içinde demiryolu seyahat acentesi sahibi Obediah Kelly’nin biletleri, Ford Motor’daki kalite kontrol sorumlusu Omar Kulemsky’in kontrolden geçen ürünleri, İngiltere Lordlar kamarası’ndan Onslow ve Kilbracken isimli iki üyenin önlerine gelen faturaları isimlerinin baş harfleriyle, yani “OK” olarak imzaladıkları için kelimenin buradan türediğini iddia edenlerin yanı sıra Haiti’de rom içkisinin güzelliği ve kalitesi nedeniyle denizcilerin tercih ettikleri “Aux Cayes” (okunuşu “okey”e benzer) barının ismi ile yahut da Amerikan İç Savaşı’nda askerlerin kumanyalarına konulan, çok severek yedikleri, kalite sembolü “Orrin Kendall” bisküvitlerinin isimlerinin baş harfleri ile ilişkilendirenler de var.

Fransızlar da “okey” kelimesine sahip çıkıyor. Onlara göre “okey” Amerika’nın bağımsızlık savaşı sırasında genç kızlara randevu veren Fransız denizcilerinin gemilerinin bulunduğu rıhtımı belirtmek için kullandıkları “aux quais” kelimesinden veya New Orleans’da yerleşik Fransa kökenli balıkçıların başarılı bir sefer sonrası ambarlarını boşaltacakları rıhtıma hareket için kullandıkları “au quai”den de gelmiş olabilir.

“Okey” kelimesini Norveç ve DanimarkalI denizcilerin “denize açılmaya hazırız” anlamında kullandıkları “hagfor” kelimesine, gemi yapımcılarının omurga olarak koydukları “outer keel” veya “ok no. 1” diye numaralandırdıkları ilk tahtaya, savaştan dönen askerlerin raporlarını “sıfır zayiat” anlamında “zero killed” veya “Ok” diye işaretlemelerine hatta bağımsızlık savaşı sırasında ABD tarafında savaşan Prusya kökenli general Schliessen’in emirlerini “Oberst Kommandant” yahut kısaca “O.K.” diye imzalamasına bağlayanlar da var.

Bu kadar teorinin yanında dilbilimcileri “okey” kelimesinin (hepsi de evet anlamındaki) Senegal ve Gambiya’da konuşulan Wolofca’daki “okeh”, Liberyaca’daki “oke”, Burmaca’daki “hoakeh”, Latince’deki “omnis korrekta”, Fransızca’daki “o qu-oui”, İskoçca’daki “och-aye”, Fince’deki “oikea”, Yunanca’daki “olakala”, İspanyolca’daki “o que” ile de ilişkisi olabileceğini ileri sürüyorlar.

Aslında “okey” kelimesi tek bir kaynaktan türememiş de olabilir. Belki de yukarıdakilerin hepsi birden doğrudur. Kelime Kızılderililerden kaynaklanıp, ABD bağımsızlık ve iç savaşlarında kullanılıp, Old Kinderhook’un seçim kampanyasında sloganlaşıp, İkinci Dünya Savaşı’nda askerlerle dünyaya yayılmış, tüm dünya da bu kelimeyi sanki kendi dillerindenmiş gibi benimseyip, severek kullanmış olabilirler. “