Maymunlar birbirlerinin kafalarından ne ayıklıyor?

1

Vahşi hayatta bütün hayvanlar üstlerini, başlarım, derilerini ve tüylerini mümkün olduğunca temiz tutmaya çalışır. Ara sıra yaptıkları temizlikle vücutlarını, böceklerden, parazitlerden, ölü deri hücrelerinden, yaşadıkları yerlerden üzerlerine bulaşan yaprak, ağaç kabuğu, toz, toprak gibi şeylerden, kir ve pisliklerden arındırırlar. Bu işlem memelilerin en üst sınıfı olan maymunların yaşamında çok daha farklı ve önemli bir yer tutar. Maymunlar vakitlerinin büyük kısmını hem kendilerinin, hem de diğer maymunların tüylerinden bir şeyler ayıklayarak geçirir.

Hayvanat bahçelerinde ve sirklerde yaşayan maymunların parazit, kir ve pislik gibi sorunları olmadığından bütün gün bunlardan kurtulmaya çalışmalarına da gerek yoktur ancak yine de onlara mahsus bir deri problemi burada da devam eder. Maymunlar derilerindeki gözeneklerden sürekli tuz salgılar ve bu tuz derinin üzerinde kurur kalır. Zoologlar buralarda yaşayan maymunların daha ziyade bu tuz kalıntılarından kurtulmak için sürekli kafalarından bir şeyler ayıkladıklarını söylüyor. Bu sefer de başka bir soru akla geliyor. Maymunların yapılan insanlardan daha esnektir, yani vücutlarının herhangi bir bölgesine elleriyle rahatlıkla ulaşabilirler. O halde niçin kendileri yapmıyor da, tüylerini bir başkasının karıştırmasını kabul ediyor ve bundan memnun görünüyorlar?

Hayvan davranışlarını inceleyen araştırmacıların çoğu, şempanzelerin yaradılış olarak fedakâr ve işbirliğine yatkın varlıklar olmadığına, birbirlerinin kafalarını didiklemelerinin altında temizlik ve sağlık amacıyla yardımlaşmadan öte başka sosyal faktörlerin yattığına, esasen bu işlemin hayvanların toplu yaşamlarında ve işbirliği yapmalarında en önemli etken olan güven duygusu yaratılmasına yönelik olduğuna inanıyor.

Bu teoriye göre hayvanların birbirlerine dokunmaları dostlukları sağlamlaştırıyor, güç birlikleri kuruyor, toplum içindeki konumlarını belirleyerek hiyerarşik düzeni korumaya yardımcı oluyor. Grup bireylerinin anlaşmazlıklara daha barışçıl yaklaşmalarını, kavgalardan sonra daha çabuk bir araya gelmelerini, yiyeceklerin paylaşılması ve eş seçimi gibi konuları patırtısız gürültüsüz halletmelerini sağlıyor. Hayvanlar bu işi yapıyor çünkü böylece kendilerini iyi hissediyorlar. Peki, nasıl oluyor da bir kafa kaşıma hareketi maymunları böylesine gevşetebiliyor, toplumun gerilimini böyle düşürebiliyor?

Son çalışmalar maymunların birbirlerinin kafalarını ayıklamalarının beyindeki endorfin adı verilen uyuşturucu (gevşetici, rahatlatıcı) kimyasalların üretimini arttırdığını gösteriyor. Vücudun kendi ürettiği bu uyuşturucular dışarıdan alman morfin benzeri uyuşturucularla aynı etkiyi yapıyor ve beyinin aynı bölgesini harekete geçiriyor; ağrı ve acı hislerinin kaybolmasına, hareket kabiliyetinin azalmasına, açlık, seks, hijyen gibi ihtiyaçların ertelenmesine yol açıyor.

Birbirlerinin kafalarım ayıklarken, beyin ve omuriliğe ait sıvılarda endorfin miktarı artan ve hayatından memnun olan bir maymuna dışarıdan morfin verildiğinde ayıklama işlemini hemen bıraktığı görülüyor. Tam zıddı yapılıp vücudun endorfin salgısını bloke eden bir kimyasal verildiğinde ise hayvan bu sefer sinirli hale geliyor ve diğerlerini bir an önce yolmak için sıkıştırmaya ve taciz etmeye başlıyor.

Bütün bu deney sonuçlan kafalarındaki tüyleri ellenen maymunların niçin hemen gevşediğini hatta çoğunun niçin uykuya daldığını açıklıyor. Beyinin ürettiği uyuşturucuların, daha doğrusu mutluluk kimyasallarının canlının sosyal yaşamı üzerinde ne kadar etkili olduğunu, toplu halde yaşayan canlılarda birbirine dokunmanın ne derece önemli olduğunu gösteriyor.