Lades tutuşmanın kökeni nedir?

Yakın zamanlara kadar tavuk, evlere bir bütün olarak alınır ve yine bütün olarak pişirilir ve sofraya getirilirdi. Genellikle evin annesi herkese bölüştürmeyi bitirince tavuğun göğsünden ‘ V’ şeklinde bir kemik parçası çıkarır ve bununla “lades tutuşmak” denilen bir oyun oynanırdı. Bu oyunda iki kişi önce içlerinden bir dilek tutar, sonra da kemiğin birer ucundan çekerek kırarlardı. Kemiğin uzun kısmı kimin elinde kaldıysa onun dileği gerçekleşecek demekti.

Oyunun ikinci kısmında oyuncular birbirlerinin elinden bir şey alırken “aklımda” demek zorundaydılar. Diğerinden bir şey alırken “aklımda” demeyi unutan oyunu kaybediyor ve başlangıçta kararlaştırılan armağanı ötekine vermek zorunda kalıyordu. Günümüzde tavuklar artık bir bütün halinde değil marketlerde parça parça satılıyor, bu nedenle çocuklar lades kemiğini de, lades oyununu da pek bilmiyorlar. Bundan 2400 yıl önce de oyunun sadece birinci kısmı gözdeydi.

Lades oyununu ilk oynayanların o yıllarda İtalya’nın batı kıyılarında “Etrurya” adı verilen bölgede yaşayan Etrüskler olduğu Romalılardan kalan yazılı belgelerden anlaşılıyor. Tüm bilimsel araştırma ve uğraşılara rağmen bu Etrüsklerin kimler ve nasıl birileri oldukları, nerden geldikleri, yüzyıllardır çözülememiştir. Bu halkla ilgili hiçbir şey tam anlamıyla kesin olmadığından çeşitli efsaneler sürüp gider.

Etrüsklerin dilleri de aynı ölçüde gizemlidir. Sözcükleri bilinen hiçbir dile benzemez. Bu nedenle de Etrüsk dili henüz çözülememiştir. Bilinen tek şey alfabelerinin sağdan sola doğru çizilmiş 26 işaretten oluştuğudur. Lades oyununun başlangıç noktasını da işte bu alfabe oluşturuyor.

En parlak devirlerini milattan önce altıncı yüzyılda yaşamış olan, medeni, şehirleşmiş ve yüksek kültürlü Etrüskler, tavuk ve horozun gelecekten haber verme özellikleri olduğuna inanıyordu. Bunun nedeni tavuğun gıdaklayarak gelecek yumurtayı, horozun da öterek doğacak güneşi önceden haber vermesiydi. Yere bir daire çiziliyor, içi her biri bir harfe karşılık gelecek şekilde parçalara bölünüyor, bu bölümlere mısır taneleri konuluyor, kendisine gelecek hakkında soru sorulan tavuk tam ortaya yerleştiriliyor ve tavuk yerden bir mısır aldıkça, o mısırın bulunduğu bölümün harfi ardı ardına kaydedilerek bir cevap elde edilmeye çalışılıyordu.

Tavuğun kehaneti doğru çıktığı zaman kutsal olduğu kabul ediliyor, öldüğünde lades kemiği güneşte kurutularak saklanıyordu. Önemli olaylarda tanrılardan görüş almak istendiğinde bu kemik birer ucundan çekiştirilerek kınlıyor ve büyük parçanın kaldığı taraftaki görüş veya dileğin gerçekleşeceğine inanılıyordu. Bu nedenle kemiğin ismi çoğu kültürde “istek kemiği” veya “dilek kemiği” olarak yerleşmiştir. Türkçedeki lades kelimesinin kökeni Farsça akılda tutmak anlamındaki “yaddas” veya “yeddes” kelimesidir.

İnsanlar gizemli Etrüsklerin bu inançlarını, daha sonraları bütün Etrüsk âdetlerini kendilerine uyduran Romalılar sayesinde öğrendiler. Romalılarda lades tutuşmak daha ziyade iki kişinin kemiğin büyük tarafım ele geçirmek için yaptığı bir savaş oyununa benziyordu. İngiltere’ye Romalılar tarafından taşman gelenek 1600’lü yılların başlarında göçmenlerle birlikte Amerika’nın yabani hindilerinin bol olduğu kuzeydoğu kıyılarına gitti. Sonunda Hıristiyanların Şükran Günü’ndeki hindi yeme âdetinin de ayrılmaz bir parçası oldu.