Kediler niçin sürekli kendilerini yalıyor?

Hayvanlar yavrularını doğurur doğurmaz yalamaya başlar. Bu davranış, yavruyu doğum kalıntılarından temizlemenin yanında, solunum ve sindirim faaliyetlerinin başlamasına yardımcı olur, idrar yapmaya teşvik eder, süt emmesi için gayrete getirir ve psikolojik olarak rahatlatır. Sadece doğum zamanlarında değil, tüm yaşamında uyanık olduğu zamanlarının neredeyse üçte birini kendisini yalamakla geçiren kedinin sürekli yalanması ise diğer hayvanlardan biraz daha farklı, temizlenmeden de öte amaçlan olan bir davranış biçimidir.

Kedi kendini yalarken her seferinde aynı sırayı takip eder: (1) Önce dudaklarını yalar, (2) sonra ön ayaklarından birinin içini ve kenarını tükürüğü ile ıslatana kadar yalar, (3) bu ayağını arkadan öne doğru daireler çizerek burnuna sürter, (4) tekrar tükürüğünü ayağına sürer, yanm daireler çizerek o ayağı tarafındaki başının üstünü, kulağını, kulağının arkasını, gözlerini, yanak ve çenesini oğuşturur, (5) bir tarafı bitirdiğinde diğer taraftaki ön ayağını tükürüğü ile ıslatır ve başının öbür tarafı için işlemi tekrarlar, (6) başını temizledikten sonra ön bacaklarını, omuzlarını, göğüs kısmını, genital bölgesini, arka ayaklarım ve kuyruğunu daha uzun ve kuvvetli darbelerle yalar ve işlemi tamamlar. Bazen vücut kısımlarının sırası değişebilir veya bütün bu alanlar tek oturuşta temizlenmeyebilir. Herhangi bir yerde çözemediği bir sorunla karşılaşırsa işlemi yarıda bırakabilir.

Kedinin vaktinin çoğunu ayırarak, bu kadar özenle yaptığı bu işin şüphesiz birçok faydası vardır:

  • Tüylerinden kir ve parazit gibi yabancı şeyleri ayıklar,
  • Tüylerini düzleştirerek izolasyon özelliğini arttırır, soğuktan korunur, kabarmış ve karışmış tüyler iyi izolasyon sağlayamaz, yalanma tüylerini su geçirmez yapar,
  • Kedilerin ter bezleri yoktur, bu nedenle vücutları kolaylıkla ısınır. Tüylerini tükürüğü ile ıslatıp yalayarak nemli tutarsa bu nem buharlaşarak insanın terlemesinde olduğu gibi hayvanı serin tutar.
  • Güneşte fazla kalan kedinin yalanması vücuduna gelen D vitamininden daha fazla faydalanmasını sağlar.
  • Kedinin kendi doğal kokusunu kuvvetlendirir. Eğer kedi bir insan tarafından ellenirse hemen yalanmaya başlayarak tüylerine tekrar kendi kokusunu bulaştırır. Bu durum kedinin kendi toplumu içindeki konumu bakımından önemlidir.
  • Psikolojik faydaları da vardır, hayvanın gerilimini azaltır, sakinleştirir, kendini güvende hissetmesini sağlar.
  • Kedinin tükürüğü kendisi için antiseptik bir özellik taşır, yaralarını yalayarak bir çeşit tedavi yapar.

Kedinin yalanması doğal ve çok faydalı bir davranıştır ama bununla ortaya çıkan başka bir tehlike vardır. Kedinin dilinin üzerindeki içeri dönük kanca şeklindeki çıkıntılar yüzünden tüylerini yalarken bunlara takılanları tükürüp dışarı atamaz. Özellikle uzun tüylü cinslerde, topak haline gelen tüyler ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Kedilerde görülen aşın yalanma ise çoğunlukla bir gerilim belirtisidir. En çok rastlanılan sebepleri, korku, izole edilmek, eve yeni bir kedinin gelmesi, ilgi eksikliği, yeni bir eve taşınma, sütten erken kesilme, yaşlılık, can sıkıntısı ve cezalandırılmanın yarattığı moral bozukluğu olabilir. Beynindeki sorunlar ve alerjik deri hastalıkları da aşırı yalanmaya sebep olabilir. Eğer kedi pencere pervazlarını, duvarlan, betonlan yalıyorsa bir kansızlık problemi de söz konusu olabilir.

Yalanma insan hayatında çok az bir yer kaplar. Dili hem kısadır hem de esnek değildir. En çok işe yaradığı yer konuşmadır. Temizlenmesini elleriyle yapabilir, su içmek için dilini kullanmasına gerek yoktur. Derisinde fazla kıl, tüy bulunmaz, bulunan yerlere de ağzıyla ulaşması mümkün değildir. Ter bezleri olduğundan yalanma yoluyla serinlemeye de ihtiyacı yoktur. Zaten dondurma yemek gibi insanın yalayarak yapmak istediği birçok şey toplumda ayıp kabul edilir. Eskiden posta pulu yapıştırmak için arkasını yalamak işi vardı, şimdi o da yok.