Karıncalar dökülen şekere nasıl anında üşüşüyor?

0

Bir kaç özel türü dışında karıncalar, insanlar için dost olarak da, düşman olarak da pek önemsenmeyen yaratıklardır. Evimizde, bahçemizde, yerlerde, duvarlarda, yiyeceklerin üzerinde bizi umursamadan gezinir, hatta bazen bizi bile ısırırlar. Sinek, örümcek, hamamböceği gibi böceklere gösterdiğimiz acımasız tepkiyi onlara göstermeyiz. Genellikle karıncaları zararsız baş belalarımız olarak görürüz.

İnsanlar karıncaların toplumsal sistemlerini ve diğer canlılarla olan alışılmadık ilişkilerini antik çağlardan beri şaşkınlık ve hayranlıkla izlemiştir. Hayvanlar âleminin toplum yaşamı bakımından en gelişmişi olan karıncalar, türlerine göre, mantar yetiştirebilir, yaprak bitlerini büyütebilir, yollarının bakımım yapabilir, aralarından bazılarını besin deposuna dönüştürebilir, düzenli savaş yapabilir, esir alabilir, aldıkları esirleri çalıştırabilir, toplumlarını savunmak için kendilerini feda edebilirler.

Karıncaların yaklaşık 14 bin türünün bulunduğu sanılmaktadır. Yeryüzünün pek çok yerinde hatta insanın yaşayamayacağı kuru, buzul, sıcak veya nemli bölgelerde bile yaşarlar. Bir karınca topluluğu işçiler, erkekler ve kraliçeden oluşur. Erkekler ve kraliçe çoğunlukla kanatlıdır, işçiler ise kanatsız, kısır dişilerdir. Erkekler sayıca az ve kısa ömürlüdür, hayatlarının tek amacı kraliçeyi döllemek ve ardından ölmektir. Yuvanın temizliği, korunması, yavruların bakımı ve yiyecek aranması gibi tüm işler işçiler tarafından yapılır. Evde, bahçede, sokakta gördüğünüz her karınca büyük bir ihtimalle işçi karıncadır.

Yapraklarla, yeşilliklerle, mantarlarla hatta hayvanların etleriyle beslenen karınca türleri vardır ama karıncaların büyük bir bölümü sıvılarla beslenir. Emici olarak biçimlenmiş bir şekilde ağzı olan karıncaların sindirim sistemlerine sadece sıvılar girebilir. Yiyeceklerinin en önemli bölümünü şekerli gıdalar oluşturduğu için de mutfakların ve kilerlerin tatlı belalarıdırlar.

Karıncanın başında bir çift uzun duyarga vardır. Duyargalar yalnızca dokunma değil koku alma işlevini de görür, karıncanın kokuyu izleyerek yolunu bulmasına ve diğer karıncalarla iletişim kurmasına yardımcı olurlar. Ne var ki karıncaların yere dökülen şekeri algılayıp başına üşüşmeleri doğrudan bu duyargalar yoluyla olmaz. Karıncalar yiyecek aramak ve keşif yapmak için bir takım öncüleri devriyeye çıkartır. Ortalarda tek başına amaçsız bir görüntüyle oraya buraya dolaşan bir karınca görürseniz bilin ki muhtemelen bir devriyedir. Devriyeler yiyecek bulduklarında, yuvaya dönüş yolunda sürekli özel bir kimyasal madde salgılar ve diğerlerinin bu izi takip ederek yiyeceğe ulaşmasını sağlarlar.

Burada ilginç olan, bulunan yiyecek ne kadar büyük ve güzelse öncü devriye karınca da o kadar çok heyecanlanır ve o kadar çok kimyasal salgılar. Bunun sonucunda daha çok karıncayı alarma geçirip, yiyeceğe hücum etmelerini sağlar. Bu nedenle şeker, reçel, şurup gibi karıncanın çok sevdiği bir tatlı yiyecek yere döküldüğünde, oralarda başıboş dolaşan bir karınca ona rastlarsa, süratle diğerleri de gelir ve ortalık aniden karınca kaynamaya başlar.