İnsan tahtada kayan tebeşirin sesinden niçin rahatsız olur?

Yazı tahtasına yazarken tebeşir tahtaya bastırılarak hareket ettirilir. Tebeşir ile tahta arasındaki sürtünmeden dolayı tebeşirden kopan parçacıklar tahtaya yapışır ve yazı izi ortaya çıkar. Tahtayla tebeşir arasındaki açı yanlış, tebeşirin bastırıldığı güç yetersiz, yani sonuç olarak sürtünme gerekli olandan az ise tebeşir kayar, tahtaya daha hızlı olarak art arda birçok kereler değer ve o meşhur, sinir bozucu ses ortaya çıkar

Bayan öğretmenlerin yanlışlıkla tahtaya sürttükleri tırnaklarından çıkan ses de, yemek yerken tabağa biraz fazla bastırılarak sürtülen çatalın çıkardığı ses de, hatta kötü çalınan bir kemandan çıkan sesler de insanda benzer tepkilere, tiksinir gibi bir yüz ifadesiyle yerinden sıçramasına neden olur. Bölge, cins, ırk ve yaşam şekline bağlı olmadan dünyadaki tüm insanların bu tip seslere gösterdiği reaksiyon aynıdır.

1980’li yıllarda yetişkin gönüllüler üzerinde yapılan bir çalışmada, insanların en fazla rahatsızlık duyduğu, en şiddetli tepki verdiği sesin tabağa sürtülen çatal sesi (tahtaya sürtülen tırnak ve tebeşir sesiyle aynı kategoride değerlendirilmiş) olduğu tespit edilmiş. Kutulara taşınma sırasında içindekiler zarar görmesin diye yerleştirilen, halk arasında “köpük” diye adlandırılan “styrofoam” parçalarının kopartılması veya birbirlerine sürtülmesi sırasında çıkan ses ise ikinci sırada yer almış.

İnsanların hoşlanmadığı seslerin çeşitli frekanslarını filtrelyerek yapılan analizler en rahatsız edici seslerin orta frekanslarda olduğunu göstermiş. Tabii ki bu sonuç, tahta üzerinde kayan tebeşirin çıkardığı tiz ve keskin sesin ve benzerlerinin yüksek frekanslarda olduklarından ve sesin bu frekanslarının insanı rahatsız ettiğinden emin olanları hayli şaşırtmış. ‘•

Ses sadece bir hava dalgası ise, bunun sıklığının, yani frekans denilen fiziki özelliğinin insanın psikolojisini, nabız sayısını, biyolojik sistemlerini hatta vücudunda oluşan kimyasal reaksiyonları bu derece etkileyebilmesinin izahı ne olabilir? Gece yarısı parti veren komşunun müzik setinden gelen yüksek ses insanı çılgına çevirebilirken, o partiye gidip katıldığında hiç rahatsız olmaması, hatta aynı müziğin ritmine kapılıp mutluluk içinde dans edebilmesi neyle açıklanabilir?

Belki kontrolümüz ve isteğimiz dışında gelen sesler bizi rahatsız ederken kontrolümüz altına girdiklerinde bu etkilerini kaybediyorlardır. Belki sesin çıkmasına neden olanlardan ziyade etrafındakilerin bu sesten rahatsız olmalarının sebebi budur. Belki de kontrolümüz dışında olmalarının yanında bilinçaltında yatan bazı bilinmeyen korkularımızı harekete geçiriyorlardır.

İnsanın esneme gibi, tüylerinin diken diken olması gibi, nedenleri hâlâ tam açıklığa kavuşturulamamış bazı davranışlarının kökenlerini insanın geçirdiği evrime bağlayan araştırmacılara göre ise tahtada kayan tebeşirin veya tabağı kazıyan çatalın çıkardıkları seslerin frekansı maymunların tehlike anında çıkardıkları çığlık sesinin frekansı ile aynıymış. Günümüz insanının bu tür seslerden rahatsız olmasının nedeni, sesin bu frekanslarının beynin derinlerinde bir yerinde, atalarının yaklaşan bir tehlikeye karşı diğer insanları ikaz etmek için attıkları çığlıkları çağrıştırmasıymış. Bu tür seslerden etkilenme ve gösterilen tepki, apandisit gibi atalarımızdan kalan ama günümüzde işe yaramayan bir miras olabilirmiş.