İnsan gözü açık uyuyabilir mi?

Uyurken genellikle gözlerimiz kapalıdır. Bunun başlıca iki sebebinin olduğuna inanılır. Birincisi uyku sırasında ışık, ses gibi dış uyarılardan etkilenmemek, İkincisi de gözün uyku sırasında kurumasını önlemektir. Bu görüşler şüphesiz doğrudur ama yine de olayı tam açıklayamaz. Örneğin, göz kapağını kapamaktaki amacımız sadece ışığı engelleyerek dış uyarılara kapamak olsaydı, karanlık bir odada gözlerimizi kapamadan da uyuyabilirdik. Aslında göz kapaklan ışığı tam kesmez, gözlerimizi kapatsak bile az da olsa ışık göz kapaklarımızın ince hassas derisinden geçebilir, gözlerimiz bu ışıktan rahatsız olabilir. Bu yüzden uyurken ışıkları da kapatırız.

Uyurken gözü kapama ile ilgili bir başka görüş de “uyurken görme duyusuna gerek yoktur” şeklinde özetlenebilir. Uykuda şuur askıya alınır ama içgüdüsel fonksiyonlar çalışır haldedir. Bu sürede vücutta güç biriktirilir ve onaranlar yapılır. Bu arada göz de gün boyunca güneş ışığı, rüzgâr ve mor ötesi ışınların verdiği zararları onanr, göz sıvısını değiştirir. Bunun için 7,5 saat kapalı kalması gerekir. Gün boyu açık duran ve kırpışan gözler bu fırsatı ancak uyurken bulabilir. Bütün gece çok iyi bir uyku çekseniz bile uyurken gözlerinizi tam kapatmıyorsanız, sabah kalktığınızda yorgun, kızarmış ve kuru gözlere sahip olur, ovuşturur durursunuz.

En sık görülen sorun göz kuruluğudur. İnsan kendini sanki hiç uyumamış gibi hissedebilir. Uyanıkken gözlerimizi birkaç saniyede bir kapatıp açanz. Bunun nedeni korneayı sürekli ıslak tutma zorunluluğudur. Uyurken kapaklar sürekli kapalı olduğundan kornea ve gözün ön kısmı da sürekli ıslak tutulur. Balıklar ve suda yaşayan diğer hayvanlarda göz kapaklarının gelişmemiş olmasının nedeni sulu ortamda gözü kurumaktan korumaya ihtiyaç duyulmamasıdır.

Uyurken gözü kapatamamaya, bir veya her iki göz açık ya da kısmen kapalı uyumaya “lagophthalmos” deniliyor. Bu durum alkol zehirlenmesi, uyuşturucular, göz kapaklarına kumanda eden sinirlerde zedelenme veya kaslarda zayıflama, göz kapaklarında yaralar, gözaltı iltihabı ve metabolik bozukluklar gibi birçok farklı sebep ve şartla bağlantılı olabiliyor. Bazı durumlarda genetik bir karakteristik olup nesilden nesile aktarılabiliyor. Göz kapakları sarkık ve zayıf olan çocuklar da uykuya kısmen açık gözlerle dalıyor. Bu arazların tedavisi zordur, uyurken gözlere pedler koymak geçici bir çözüm olabilir, aşırı durumlarda ameliyat son çaredir.

En çok rastlanılan vakalarda uyku süresince sadece bir göz açıktır. Kuşlar ve denizde yaşayan memelilerde de bu durum gözlenir. Onlarda beyinin bir yansı uyuyup diğer yansı faaliyette olabildiğinden bu yanya bağlı göz devamlı açıktır. Bu durum, tehlikeye karşı daima tetikte olması gereken kuşlarda bir savunma mekanizması olarak kabul edilebilir. Bu özellik deniz ayılan, balinalar ve yunusların uyurken yüzeye gelip nefes almalarına imkân sağlar.

Aslında bazen normal insanların da gözleri açık uyudukları haller vardır. Bunun en bilinen örneği uykuda gezmektir. Uyurgezer, yatağından kalkarken de, odada dolaşırken de gözleri açıktır. Eşyalardan sakınır, banyonun yolunu bulabilir, hatta bütün evi temizleyebilir. Bütün bunları yaparken gözleri faltaşı gibi açıktır ve görme işlevini yapmaktadır ancak beyin dalgalan aynen derin uykuda olduğu gibidir.