Hiçbir şey yemeden kaç gün yaşanabilir?

İnsan, geleceğiyle ilgili kaygılara sahiptir; yakınlarını kaybetmek, hasta olmak, işsiz kalmak gibi kötü senaryolar zaman zaman zihnini meşgul eder. Ama aç ve susuz kalmak bu kötü senaryolar içinde pek yer almaz. Ancak filmlerde olduğu gibi ıssız, küçük bir adaya düşerse açlık ve susuzlukla karşı karşıya kalabileceğini düşünür. Halbuki dünyada her geçen dakika hiç de azımsanmayacak sayıda insan açlık yahut daha yumuşatılmış bir ifadeyle “yetersiz beslenme” yüzünden ölmektedir.

İnsanların aç kalma ve yaşam süreleri ile ilgili kafalarım karıştıran en önemli bilgiler “ölüm orucu” da denilen açlık grevlerinden geliyor. Bunların en önemlisi ve ünlüsü Hindistan’ın bağımsızlığına kavuşmasını sağlayan Mahatma Gandhi’nin İngilizleri protesto etmek için 74 yaşındayken yaptığı açlık grevidir; sadece bir kaç yudum su alarak yapılan bu eylem 24 gün sürmüştü. İrlanda’da, Belfast’taki hapishanede IRA militanlarının 1981 yılında yaptıkları ölüm oruçları da çok bilinir, bu eylem sonucunda, 46 ile 73 gün arasında değişen sürelerde on siyasi mahkûm hayatını kaybetmişti.

Bunun dışında sihirbaz David Blaine’nin 44 gün, hiçbir şey yemeden yaptığı ve sonunda sadece bir kilo kaybederek ve son derece sağlıklı kalmayı başararak bitirdiği gösteri de, 1976 yılında obez insanlarla ilgili olarak yapılan bir diyet deneyinde 40 gün hiçbir şey yemeden yaşayan insanlarda belirgin bir sorun görülmemesi de şüphe vericidir, çünkü birçok katışıksız ölüm orucunda 40 gün sonra yeterli su ve gıda verilse bile vücudun kendini toparlayamadığı, ölümün kaçınılmaz olduğu görülmüştür.

Obezlerin açlık karşısında daha fazla dayanmalarının sebebi, dokularındaki enerjiye çevrilebilir yağ rezervi olduğu söylenebilir. İrlanda’dakiler açlık eylemi sırasında sıvı ve bir çorba kaşığı tuz (kan basıncı için) alıyordu. Ölüm orucunda 300 güne ulaştığı ileri sürülenlerin sim ise devamlı aldıkları su, tuz, rafine edilmemiş şeker ve vitamin takviyeleriydi.

Hiçbir şey yemeden yaşanabilecek süre, vücut sağlığı ve ağırlığı ile doğrudan ilgilidir. Vücuttaki her 500 gram yağ 3600 kalori ihtiva eder ki, bu da ortalama bir insanı 1,5 gün idare eder. Diğer bir deyişle vücudunda 10 kilo fazladan yağ bulunanlar bir ay süreyle yağ stokundan tüketerek bir şey yemeden durabilirler. Daha doğrusu vücudumuzda beğenmediğimiz bir kaç kilo fazlalık ilerde kritik bir durumda hayatta kalmamıza sebep olabilir. Vücuttaki kaslar da normalde durduk yerde kalori yakar ama aç kalındığında vücutta yakıt ve besin kaynağı olarak kullanılırlar.

Beslenmeyen vücut ilk üç-beş günü tehlikenin pek farkında olmadan geçirdikten sonra bir noktada enerji üretmek için yağlan parçalamaya girişiyor ve asıl tehlike de burada başlıyor. Karaciğer glikoz yerine vücut yağlarını kullanmaya başladığı zaman zehirli yan ürünleri de üretmeye, bunlar da beyini ve kan dolaşımı yoluyla vücudu etkilemeye başlıyor. Yeterli gıda alınamaması bağışıklık sisteminin zayıflamasına, vücut ısısının korunamamasına, muhakeme yeteneğinin kaybına, fiziksel zayıflığa, sinirliliğe ve uyuşukluğa yol açıyor. Üç hafta sonunda ağırlık kaybı başlangıçtakinin yüzde 18 ’ini aşınca vücut metabolizmasını iyice yavaşlatıyor ve tamamen kendinden yemeğe başlıyor.

Yemeden yaşayabilmenin süresini vücut sağlığı ve ağırlığının yanı sıra genetik yapı, yaşama arzusu, çevre şartları ama en önemlisi vücudun susuz kalıp kalmadığı belirliyor. Eğer yeterli su alınıyorsa yemeden uzun süreler yaşanabilir. Her bakımdan sağlıklı bir insanın, ideal şartlarda, tam anlamıyla yemeden içmeden yaşayabileceği süreyi saptayabilecek bir deney henüz yapılmamıştır. Ölüm orucuna yatanların, esir kamplarında açlıktan ölenlerin yaşadıkları ortam ve şartlar tam bilinmiyor. Tıbbi bakımdan insanların dört-sekiz hafta yemeden rahatça yaşayabilecekleri kabul ediliyor. Belirli bir süre sonra yaşamaya devam edilse bile kalıcı vücut hasarları oluşuyor. Bu arada oluşan zihinsel hasarlar diğer fiziksel hasarların önüne geçebiliyor.