Fosfor Nasıl Bulundu? İdrardan Fosfor Üretilir mi?

Kimyanın ancak 1661’de ciddi ve saygın bir bilim dalı sayılmaya başlandığı söylenir. Oxford’dan Robert Boyle’ın The Sceptical Chymist (Kuşkucu Kimyacı) adlı yapıtını yayınladığı tarihtir bu. Robert Boyle’ın kitabı, kimyacı ile simyacı arasında ayırım yapan ilk çalışmadır. Ama bu noktaya uzun ve istikrarsız bir geçiş dönemi sonrasında ulaşılabilmiştir. On sekizinci yüzyıl başlarına kadar, âlimler hem kimyacı hem de simyacı olmayı tuhaf bir rahatlıkla içlerine sindirebiliyorlardı. Mesela Alman Johann Becher, mineraloji alanında Physica Subterranea (Yeraltı Fiziği) adını taşıyan kusursuz bir yapıta imza atmıştı, ama aynı zamanda, doğru malzemeleri kullandığı takdirde kendini görünmez kılabileceğinden de emindi.

Kimya biliminin ilk günlerindeki garip ve çoğunlukla tesadüfi doğasını, Hennig Brand adlı bir Alman’ın 1675’te yaptığı keşiften daha iyi simgeleyen bir şey belki de yoktur. Brand insan idrarından altın damıtmanın bir yolunu bulabileceğine kendini inandırmıştı. (Renk benzerliği, bu sonuca varmasına yol açan faktörlerden biri olsa gerek.) Elli kova insan idrarı topladı ve aylarca kilerinde sakladı. Çapraşık birtakım işlemlerle, idrarı önce zararlı bir macuna, sonra da yarısaydam, mumsu bir maddeye çevirdi. Altın üretemedi elbette, ama tuhaf ve ilginç bir şey oldu. Bir süre sonra, madde ışıldamaya başladı. Dahası, havaya maruz bırakıldığında çoğu kez kendiliğinden alev alıyordu.

fosfor

“Işık saçan” manasındaki Yunanca ve Latince köklerden türeyen “fosfor” adıyla kısa sürede tanınan bu maddenin ticari potansiyeli, atak işadamlarının gözünden kaçmadı, ama imalat zorlukları bu fırsatı değerlendirilemeyecek kadar maliyetli hale getiriyordu. Bir ons (28,35 gram) fosfor altı gineye (bugünün parasıyla belki beş yüz dolara), yani altından pahalıya satılıyordu.

Başlangıçta, hammadde temini için askerlerden yardım alındı, ama endüstriyel boyutta üretim için böyle bir uygulamadan medet umulamazdı. l 750’lerde Kari (ya da Cari) Scheele adında isveçli bir kimyacı, idrarın tiksindirici yapısına ve kokusuna katlanmak zorunda kalınmaksızın bol miktarda fosfor imal etmenin bir yolunu buldu. isveç’in başlıca kibrit üreticilerinden biri haline gelmesinin ve hâlâ öyle olmasının en önemli sebebi, fosfor üretimindeki bu üstünlüğüdür.