Çöp niçin kötü kokar?

Evlerdeki çöp kutulan ve sokaklardaki çöp konteynerleri biri gelip alana kadar evlerin çöp ve atıklarını içlerinde muhafaza ederler. Biri gelip alsa da, çöp kutulan tamamen boşaltılsalar da, yine de geride sabit, inatçı ve koyu bir koku kalır. Bu koku o kadar baskındır ki evin içine ve sokaklara yayılır, metrelerce öteden hissedilir. Sabunlar, deterjanlar, koku spreyleri bir işe yaramaz, koku devam eder.

“İçine kötü kokan şeyler atılmasa da çöp kutusu niye kötü kokar?” veya “İçine ne atılırsa atılsın niçin bütün çöpler aynı kokar?” sorularının cevabı “Çöp niye kokar?” sorusunun cevabı içinde zaten vardır. Çöpün kokma sebebi içindeki organik maddelerle beslenen bakteri ve küflerdir. Onun için atıklar bu minik canlıların çok sevdikleri ıslak ve güneş gören yerlerde tutulurlarsa koku iyice artar.

Her yerde olduğu gibi birçok yiyecek artıklarının da yüzeylerinde bulunan bu aç gözlü mikroorganizmalar yeterli zaman ve ortamı bulduklarında yemek artıklarını çiğnemeye başlar. Yiyecekteki büyük molekülleri parçalayarak daha küçük moleküllere dönüştürürler. Ne yazık ki küçük moleküller de daha kötü kokar.

Proteinler parçalanınca ortaya çıkan nitrojen ve sülfür molekülleri en küçük, aynı zamanda da en kötü kokan moleküllerdendir. Bu nedenle proteince zengin et, balık, yumurta gibi yiyecekler bozulmaya başlar başlamaz kötü bir koku yaymaya da başlarlar. Yüksek hidrokarbonlu besinler ise daha az koku vericidir. Örneğin bir dilim ekmek küflense de pek kokmaz.

İnsanların çöp kokusundan tiksinmelerinin, onu çok kötü bir koku olarak algılamalarının nedeni bilimsel olarak tam bilinmiyor. Bebeklerin doğdukları andan itibaren acı ve ekşi tatlara karşı bir tepki gösterdikleri ve bu tepkinin zehirleyici gıdalara karşı doğuştan kazanılmış bir önlem olduğu ise biliniyor. Araştırmacılar kokularda da benzer mekanizmanın çalışıp çalışmadığını inceliyorlar. Her şeye rağmen kötü kokunun insanda bir tehlike uyansı yaptığı bir gerçek.

İnsanların çöp kokusundan bu kadar rahatsız olmalarının sebebi, çöp kokusunun diğer kokulara göre daha baskın olmasından ziyade, insan beyninin kendine tehlike sinyali veren bu kokuya karşı daha hassas olmasıdır. Bu durum mantıklı geliyor ama aynı koku uzun süre koklandığmda da beyin bu kokuyu filtre etmeye, koku da insanı rahatsız etmemeye başlıyor. Temizlik işçileri grev yaptıklarında biriken çöp dağlarının kokusuna bir süre sonra alışılması gibi.

Çöpteki kokunun kaynağı olan ve içindeki gıda artıklarından dolayı oluşan bakteri ve küflerden kurtulmak kolay değildir. Çöpten gıda artığını çıkarmak kokuyu azaltabilir ama nemli ortamda oluşmaya ve üremeye devam ederler. Kokuyu gidermenin birinci yolu çöp kutusunu mümkün olduğunca sık temizlemektir. Bunun için az miktarda boraks yardımcı olabilir. Çok zehirleyici bir madde olan boraks bakteri ve küfleri öldürürken insana da zarar verebilir, bu bakımdan uygulamada çok dikkatli olmak gerekir.

Suyla seyreltilmiş çamaşır suyu, piyasada koku gidermede yaygın olarak kullanılan mangal kömürü, üstü açık bir kaba konulmuş karbonat koku giderici olarak kullanılabilir. Kokuyu yenemezseniz onu saklayın. Parfüm ve deodorantların da dayandıkları bu felsefeyle istenmeyen kokuyu daha kuvvetli bir koku ile maskeleyin. Bunun için çöpün yakınma konacak limon veya portakal kabukları, nane hatta kahve ve çay da iş görebilir.