Çift taraflı gösteren ayna nasıl yapılıyor?

Sinema ve televizyon filmlerinde küçük bir odada biri “iyi polis”i, diğeri “kötü polisi” oynayan polislerin şüphelileri bazen iyilikle, bazen zor kullanarak konuşturmaya çalışmaları alıştığımız sahnelerdir. Bu sahnelerin çoğunda duvarda koca bir ayna asılıdır. Yan odada ise bir kaç polis daha bu aynaya isabet eden yerden, sanki normal bir pencereden seyrediyormuş gibi sorgulamayı son derece net bir şekilde izler.

Bir cam levhanın bir taraftan kusursuz bir ayna görevi yapıp karşısındaki görüntüleri tekrar karşıya yansıtırken, bu görüntüleri aynı zamanda normal bir cam gibi arkasına da geçirmesi, yani üzerine gelen ışığı hem yansıtması hem de içinden arkasına geçirmesi pek aklın alabileceği bir olay olmadığı gibi, fizik yasalarına göre de mümkün görünmemektedir. Fiziğin temel yasalarına göre, üzerine düşen ışığı, düştüğü yüze göre farklı oranlarda geçiren bir cam yapmak mümkün değildir.

Gözümüzün değişik ışık seviyelerine göre kendini ayarlayabilme özelliği de bu konuda bir başka önemli etkendir. Gözümüz bu özelliği sayesinde gündüz çok parlak güneş ışığında da, gece zifiri karanlıkta da görme işlevini yapabilir. Göz kendini daima daha parlak ışık kaynağına göre ayarladığından, parlak bir ışık kaynağının yanında daha zayıf bir ışık kaynağı varsa onu fark etmekte güçlük çeker.

Filmlerde görülen sorgu odalarında, odalardan biri karanlık öteki aydınlık tutularak, iki ortamın ışık seviyesinin farklı olmasının yarattığı göz yanılgısından faydalanılır. Aydınlık odada bulunan kişi aynadaki kendi parlak görüntüsünden arkadaki karanlık odadan gelen görüntüyü seçemez.

sorusturma_odası

Gözü daha da fazla yanıltmak için bazı destekleyici tedbirler uygulanır. Normal bir aynada camın arka yüzü sır denilen gümüş alaşımlı bir maddeyle kaplanır. Camın tüm arka yüzünün değil de yukarıdan aşağıya şeritler halinde bir sıranın sırlanmış, bir sıranın da boş bırakılmış olduğunu kabul edelim. Böyle bir aynaya bakıldığında, arkası sırla kaplı dikey şeritlerden kendimizi görürken, arkası boş olanlardan camın arka tarafını görürüz, tabii cama doğru açıdan bakmak kaydıyla.

İki taraflı gösteren aynaların çalışma prensibi de buna benzer. Yalnız dikey şeritler yerine camın tüm arka yüzeyi “yarı gümüşlendirilmiş yüzey” denilen çok seyrek bir şekilde gümüş kaplanır. Bu tip bir ayna üzerine gelen ışığın yarı miktarını gerisin geriye yansıtırken yarısını da geçirir. Ancak nasıl olursa olsun, bu şekilde veya her hangi başka bir şekilde bir aynanın tek yönlü gösterebilmesi için muhakkak bir tarafının karanlık, diğer tarafının aydınlık olması şarttır.

Karanlık taraftan aydınlık tarafa geçecek veya gerisin geriye yansıyacak bir ışık gelmediğinden buradakiler kendi taraflarını göremedikleri gibi karşı aydınlık taraftakiler de burayı göremezler. Yani her iki taraf da sadece aydınlık tarafta olup bitenleri görebilirler. Normal bir camın ideal bir tek taraflı gösterme özelliğine sahip olabilmesi için iki taraftaki aydınlanma şiddetinin birbirlerine oranının bire on olması gerekiyor.

Bir kaç yıl önce, iki taraflı gösteren aynalarla ilgili bir uyan internette dolaşmaya başladı. Uyarı şöyleydi: “Bir umumi tuvalete girdiğinizde, bir otel odasında yatarken, bir alışveriş merkezindeki soyunma kabininde giysileri denerken, duvarda asılı duran aynanın arkasında bir takım insanların sizi seyretmediklerinden nasıl emin olabiliyorsunuz? Böyle mekânlarda içiniz nasıl rahat edebiliyor? Bu konuda bir önlem olarak, tanıdığınız tüm bayanlara iletmeniz şartıyla bir ipucu veriyoruz. Tırnağınızı aynanın yüzeyine değdirin. Tırnağınız ve aynadaki görüntüsü birbirlerine dokunmuyorsa, yani arada bir boşluk kalıyorsa, o ayna gerçek bir aynadır. Arada boşluk kalmıyorsa iki taraflı bir aynanın karşısındasınız ve seyrediliyorsunuz demektir. Lütfen hemen giyinin!

Tırnak testine teknik açıdan karşı çıkanlar, bu metotla sadece aynanın imal ediliş şeklinin, yani yansıtıcı yüzeyinin arkada mı, önde mi olduğunun saptanabileceğini ileri sürüyorlar. Yansıtıcı yüzeyi ön tarafta olan aynalarda da tırnak ve aynadaki görüntüsü arasında boşluk kalmaz ancak bu tür aynaların üretimi hem zor hem de pahalıdır ve çok özel uygulamalarda kullanılırlar. Ne var ki, yine de sapık zihniyetli biri her türlü maliyetine katlanarak bir soyunma kabinine bu tür bir aynayı yerleştirmiş olabilir, işi şansa bırakmamak için tırnak testine ilaveten bir kaç başka basit kontrol metodundan daha bahsetmekte yarar var.

Şüphe duyulan aynanın bulunduğu odanın ışıklan kapatılır ve kuvvetli bir el feneri ışığı aynaya tutulur. Bu durumda bulunulan oda karanlıkta kaldığından el fenerinin güçlü ışığı karşıya geçer ve eğer varsa arkadaki gizli odanın görüntüsü az veya çok ortaya çıkar. Büyük alışveriş merkezleri gibi ışıkların kapatılmasının mümkün olmadığı ortamlarda veya yakında bir el feneri bulunmadığı durumlarda gözleri aynaya yapıştınp, elleri dışandan gelecek ışığı kesecek şekilde dürbün gibi yapıp, aynaya bakmak da işe yarayabilir.

Daha pratik bir yol ise (sert bir şey fırlatıp aynayı kırmanın dışında) aynanın duvara tutturuluş şeklini incelemektir. Normal aynalar duvarın üstüne basit bir şekilde asılırlarken, çift yönlülerin kaim bir çerçeve içinde duvara gömülmesi, iki taraftan da görülebilmesi için duvarın bir parçası olmalan gerekir. Montaj şeklinin yanında aynaya tıklatarak çıkan sese göre de karar verilebilir. Normal aynalar duvara dayalı olduklarından tıklatınca daha tok bir ses verirler.