Ateş ederken niçin tek gözle nişan alınır?

tek gözle nişan alma
1

İnsanın aynı yere bakan iki gözünün, konumları ve açılarındaki farktan dolayı beyine gönderdiği görüntüler aynı değildir. Bir gözümüzü kapatıp parmağımızı öbür gözün önüne tuttuğumuzda parmağın arkasında kalan görüntüleri göremeyiz. Diğer gözümüzü açtığımızda bu gözün parmağın arkasında görebildiği görüntüleri beynimiz diğerleri ile birleştirir ve tam görüntü sağlanır.

Görme siniri göze girdiği noktada henüz ince dallara ayrılmadığından tam görevini yapamaz, yani göz bu noktadan hiçbir şey algılayamaz. Buraya “kör nokta” denilir. Ancak her iki gözün doğrultuları aynı olmadığından kör noktalan da çakışmaz, bir gözün kör noktasında kalan görüntüyü diğer göz telafi eder. Zaten insan buna alışmış olduğundan kimse görüşündeki kör noktanın farkına varmaz. Halbuki gökyüzüne tek gözle bakıldığında neredeyse yüz yirmi dolunay büyüklüğüne eşit bir alan bu nedenle görülemez.

nasıl nişan alınır

İki gözün görüşü arasındaki farkı yaratanlardan kör noktanın bilinen bir faydası yoktur ama gözlerin baştaki konumlan, bakılan nesnenin uzaklığı ve derinliğini algılamamızı sağlaması açısından faydalı ve gereklidir. Ne var ki tek gözle bakmanın da başka yararlan vardır. Tablolar ve fotoğraflar tek gözle bakıldığında daha iyi görünür, ışık ve gölgeler daha iyi algılanır, sanki üç boyutlu görüntü varmış gibi olur. Bu nedenle insanlar bir şeyi incelerken ve bakışlarını yoğunlaştırırken genellikle tek gözlerini kapar.

Tek gözle bakılırken açık tutulan göz çoğunlukla baskın gözdür. Tıpkı ellerimiz gibi gözlerimizden biri de diğerine göre daha baskındır. Aslında gözlerin durumu biraz farklıdır. Gözlerden gelen bilgiler beynin yarım kürelerinde ayrı ayn değil ortaklaşa analiz edilir. Buna rağmen yine de bir gözümüzü daha çok kullanır, fotoğraf makinesine, teleskopa, mikroskoba bu gözle bakarız. Bu göz her zaman diğerinden daha sağlıklı da olmayabilir, hatta sağ elini daha çok kullanan birinin baskın gözü soldaki olabilir. Ancak nişan alınırken açık kalan gözün tarafı gözden çok elin hangi tarafının baskın olduğu ile ilgilidir.

İlerdeki hedefe tüfeği ile nişan almış bir askeri düşünelim. Her iki gözü de açık olduğunda tüfeğin namlusunun ucunu hedefe tam doğrultamaz. Her iki gözün baktığı doğrultular farklı olduğundan tüfeğin üzerindeki işaretleri (gez ve arpacık) hedef ile aynı hizaya getiremez. Bu bakımdan tüfek hangi elle kullanılıyorsa (baskın el) o taraftaki göz (baskın göz olmayabilir) açık tutularak göz, namludaki işaretler ve hedef aynı hizaya getirilir. Gerçi bu durumda uzaklığı ve derinliği kestirme becerisi kaybolur ama o an için daha önemli olan merminin hedefe yönlendirilmesi işi en doğru şekilde yapılmış olur.