Asil sınıfa niçin “mavi kanlı” deniliyor?

mavi kanlılar

Geçmişi tam olarak bilinemeyen birçok deyim, tabir ve ismin aksine “mavi kanlı” deyiminin kökeni belgelerle sabit olup İspanyolcadaki “sangre azul’un tam karşılığıdır. Hikâyesi ise çok eskilere 700’lü yılların başlarındaki İspanya yarımadasına kadar gider.

Milattan sonra sekizinci yüzyılın başlarında Afrika’dan gelip Ispanya’ya çıkan Müslümanlar burada 756 yılında Kurtuba merkezli Endülüs devletini kurdular. Daha sonra kurulan Gırnata merkezli Beni Ahmer devleti de sayılırsa İspanya yarımadası 700 yılı aşkın bir süre Müslümanların yönetimi ve egemenliğinde kaldı.

Yarımadaya gelen Müslümanların çoğunluğunu Mağribi (Moors) veya “kara Arap” denilen Kuzey Afrika kökenli, esmer derili Faslılar oluşturuyordu. Zaman içinde bölgenin uysal, yumuşak huylu, solgun görünüşlü yerli halkı Afrika’dan gelen bu koyu renkli insanlarla karışarak günümüzün tipik esmer İspanyollarını oluşturdular.

İspanya’nın aristokrat sınıfından, geçmişiyle gurur duyan, köklü ailelerinden bazıları başından beri Araplarla temasa karşı çıkarak Castile eyaletindeki dağların tenha yerlerine çekilerek yaşamaya başladılar. Çevre halkı tarafından saygı gören, hatta bazılarınca kutsal kabul edilen bu köklü aileler yabancı istilacılardan farklı görünebilmek için bilerek üzerlerini açmaktan ve güneşe çıkmaktan kaçındılar.

Sonuç olarak hiç güneş görmeyen ciltleri günden güne, nesilden nesile, gittikçe solgun beyaz bir renk aldı. İnsanlar yaşlandıkça derileri yarı şeffaf bir hal almaya, derinin altındaki damarlar da parlak mavi renkli olarak iyice belirginleşmeye başladı. Castile’de yaşayan (günümüzde bu bölgenin konuştuğu İspanyolca en makbul şive kabul edilir) bu farklı görünümlü insanlara halkın taktığı “mavi kanlılar” ismi gittikçe daha çok kullanılır oldu, yaygınlaştı ve Avrupa’ya yayıldı.

Asil sınıfı bol olan îngilizler bu ismi çok sevdi. Damarları pek belirgin ve mavi görünmese de onlar da asillerine “mavi kanlı” demeye başladılar. 1830 yılında da lisanlarına resmen kattılar.