AFİF YESARİ KİMDİR?

(16 Nisan 1922- 23 Ağustos 1989)

İstanbul’da doğdu. Yazar Mahmut Yesari’nin oğludur. Ortaokulu terk ederek okul yaşamına son verdi. Tiyatro ve sinema oyunculuğu da içinde olmak üzere birçok iş yaptı. Yazılar yazdı, kitaplar hazırladı. Birçok çeviri yaptı. Bazılarını Muzaffer Ulukaya takma adıyla imzaladığı iki yüz kadar dedektif romanı (büyük bir bölümü sahte Mike Hammer romanları) yazdı. Tanin, Son Havadis, Hürvatan, Dünya gazetelerinde ve Hayat dergisinde gazeteci-yazar olarak çalıştı. Dergi ve gazetelerde magazin, sinema eleştiri yazıları yazdı. Gazetecilik dışında zaman zaman aktörlük yaptı; İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda, özel tiyatrolarda ve filmlerde rol aldı. Radyo oyunları ve skeçler kaleme aldı. İTÜ Televizyonu’nda yayımlanan ilk yerli TV oyununun senaryosunu yazdı. Düşünce Tiyatrosu adını verdiği tiyatroda diyalogu kaldırıp piyes kahramanının düşüncelerini spikerin ağzından aktaran bir tekniği ilk uygulayan oyun yazarı olarak ün kazandı. Bu tür tiyatro üzerine kurumsal yapıtlar da yayımladı. Başlangıcından bugüne dek, Cumhuriyet döneminde Türkiye’de yazılan polisiye metinlerin toplamından çok daha fazladır “Afif Yesari”nin kaleminden çıkanlar.

Doktor ona içkiyi yasakladığı için, Yesari de dedektifi Mike Hammera içkiyi bıraktırmıştı. Bu serinin gerçek seriden daha iyi olduğu söylenir. Adam öldürmekten hiç çekinmeyen, sekreteri Velda ile büyük bir aşk yaşamasına karşın her serüveninde birkaç kadınla daha birlikte olmaktan geri durmayan bu maço detektif, bir dönem Yeşilçamda bile kendisine yer edinmiş, Orhan Günşiray, polisiye filmlerin yerli Mike Hammerı olarak ün kazanmıştı.

Eserleri

Tren Yolu (1949), Hafta Tatili (1954), Olduğu Gibi (1966), Uzak (1966), Soytarının Biri (1967), İşte Beyoğlu (1950), Boşluk (1970), Hengame (1979), Şalter (1984), İstanbul Hatırası (1987), Çay ve Simit (1989).